Cuma, Haziran 12, 2009

Ömer Faruk

çok şey vardı, söyleyecek çok şeyi,söylemek istediğim çok şey. görmek istemiştim bir kaçını söylesin diye. bir kaçını söyleyeyim diye. Gördüm ve söyledi. bende söyledim. Mekanın cennet olsun. Amin.

Çarşamba, Mayıs 27, 2009

anlatamadım

yaşam ve ölümü bir ipe bağlamak her ustanın işi değildir elbet. Daha dün renkli tv lerde siyah beyaz fotoğraf makinalı filmler vardı. Bir ip geçmiş ve gelecek bağlı iki ucuna. zaman işte bu ipin iki ucunda tıpkı yaşam ve ölüm gibi. esasen seçimlerimiz, hayatımız, varlığımız dahi bu basit denklem üzere. bir söz var anonim olabilir veya hatırlayamadım nerede okuduğumu, "ölümü sevmeyen yaşama ihanet etmiştir" bunun gibi bir şey.

Pazartesi, Mayıs 18, 2009

hayli

zaman oldu ama vakit var daha. henüz kuşanılacak zırhlar giyilmedi, bileylenmiş silahlar ise kınında değil.

Perşembe, Şubat 26, 2009

cvp

tarihin cebri hesap almak için yapıştığında yakasına insanlığımızın, verecek bir cevabımız olmalı elbet.

Salı, Şubat 03, 2009

başlık değil son yazmak..

bazı zamanlarda uzaklaşmak için atılan adımlar çok derinden yakınlaşmaya sebep oluyor farkettim. hayatın her anı çekilmiş bir fotoğraf gibi. işçilerin siyah elleri. kızarmış gözleri. birgün öncesini şimdiden bitirmiş bakışları. toplamında hep çaresizlik. bir yerlerde bir rüzgar yağmur topluyormudur bilinmez ama bir yerlerde ateş daha yeni hayata gözlerini açanları öldürüyor biliniyor. tarih hep kanlarlamı yazılıyor diye soruyorum uzundur. hala anlamış değilim barış diye bağıran entellektüelleri. ne zaman anlaşılacak cihad ile savaşın farkı! ne kadar hapsedilmiş olsakta, kimse düşüncemizi ve söylemimizi esir alamayacak.
Kahır ol israil ve tüm sömürücüler!!

Cumartesi, Aralık 20, 2008

yansıma

daha ne kadar akşam 10 sabah 6 arası ordan oraya uçarak tüm ovaları,yeşillikleri ve mavilikleri gezdiğimiz rüyalar göreceğiz. gündüz karanlığa hapsettiğimiz ruhlarımızı rüyalarımızda mı temize çıkartacağız.

Pazartesi, Ekim 20, 2008

esaret.

tutsak olmaktan daha kötüsü ki bu tutsaklık herhangi bir şeye olabilir. bir yaşama, bir işe, bir manevi duyguya, yani bağımlılık anlamında bir tutsaklıktan daha kötüsü nedir? tutsaklıktan daha kötüsü ne yapacağını bilememektir. yoksa kabul görmüş bir tutsaklık aslında tutsaklık değildir. farkında olamamak veya kabullenmek! bizim bildiğimizi anlamda tutsaklık değildir. tutsak kişinin yapacağı bir şeyler vardır. ama ne yapacağını bilemiyorsa...durum dahada kötüdür.